Benim tam olarak, içindeki iyilik ve hoşluk dışına yansımış diye nitelendirebileceğim biri
Burak Apak… Enerjik, sevecen, dürüst ve azimli kişiliğinden dolayı da frekansımın tuttuğu
Burak’la gerçekleştirdiğimiz samimi ve keyifli çekim gününe ait kareler eşliğinde
sohbetimize sizler de katılın…
1-Hayatının sıfır kilometresinden başlasak, nasıl bir çocuktun?
Aileme aşırı düşkün bir çocuk olmakla birlikte beni yetiştirme tarzları açısından çok şanslı
olduğumu düşünüyorum. Saygısından asla ödün vermeyen, duygusal, sevecen, yerinde
duramayan, eğlenmeyi, keşfetmeyi, oynamayı seven bir çocuktum. Yeni arkadaşlar edinmeyi
ve sosyalleşmeyi çocukluğumdan bu yana hala çok severim. Kısacası güzel sevgi dolu bir
çocukluk geçirdim.
2-Çevrenin, okulun popüler delikanlılarından mıydın?
Evet arkadaşlarım, okulda ve çevremde popüler olduğumu söylerlerdi. Aram genel olarak
herkesle iyiydi. İsmi bilinen ve insanların saygı duyduğu bir kişiydim. Okulda arkadaş
grubumuzla gezer, eğlenirdik. Çevremin bana olan inancı, destekleri ve motive edici sözleri
benim daha kolay yol kat etmemi sağladı. Lise zamanımda okul değiştirmiştim. Gittiğim yeni
okulda da kendime kısa zamanda benzer bir ortam oluşturmuştum. Hatta ben okul değiştirdim
diye bazı arkadaşlarım da benimle aynı okula kayıtlarını aldırmışlardı. Kaliteli dostluklar
kurmak ve güzel bir çevreye sahip olmak harika bir his.
3-Oyunculuk kariyerin nasıl başladı?
Oyunculuk kariyerim Kapadokya'da Netflix dizisi ile başladı. Her ne kadar bazı problemlerle
birlikte dizi yayınlanmamış olsa bile ilk set deneyimimi ve insan ilişkilerini orada tecrübe
ettim. Ünlü isimlerle ilk temasım, ilk senaryo okumam ve ilk klaketin çakılması ile hem
oyunculuk kariyerim hem de hayatım başlamış oldu. O an yaşadığım heyecan ve
gözlerimdeki tutku, benim ne denli bu mesleği istediğimi gösteriyordu. Geriye dönüp
baktığımda ve o zamanı hatırladığımda kendimi çokça geliştirdiğimi ve tecrübe edindiğimi
görünce muazzam bir his oluşuyor içimde. Daha da fazla sarılıyorum mesleğime. Elbet daha
çok yolum var. Menajer olarak da bu yolda öngörülerine, bakış açısına ve tecrübesine
inandığım Tümay Özokur’la çalışıyorum.
4-Seni, “DUY BENİ” dizisiyle tanıdık, bundan sonra nasıl bir karaktere hayat vermek
istersin?
Duygularımı dolu dolu yaşayan biriyim. Sevdiğim bir kişiye zarar gelmesine dayanamam.
Yeri geldiğinde sert bir yapıya da bürünebilirim. Hep iyiliği savunur ve haklının yanında
dururum. Prensiplerim ve hedeflerim doğrultusunda ilerler, çizgimi asla bozmam. Kötülüğe
karşı, aşk dolu ve bir o kadar mükemmeliyetçi bir karaktere hayat vermek isterim.
İsteklerimin tam tersi gelişir ve kötü bir karaktere hayat vermem gerekirse de karakteri en
detayına kadar çözümlemek, en iyi versiyonu olarak yansıtmak isterim.
5- Anadolu Üniversitesi Lojistik Bölümü’nde eğitimine devam ediyorsun. Mesleğinle
ilgili bir alanda çalışmak ister misin?
Ablamın mezun olduğu bir bölümdü lojistik ve merak ettiğim bir bölümdü. Hali hazırda
sınavlarıma giriyorum fakat diplomamı aldıktan sonra bu meslekle ilgili bir alanda çalışmayı
düşünmüyorum. İnsan, hayatı boyunca mutlu olduğu işi yapmalı. Benim de hayalini
kurduğum ve bana mutluluk veren asıl hedefim, oyunculuk alanında ilerlemek.
6- Sosyal medyayı aktif kullanıyor musun?
Evet, sosyal medyayı aktif kullanıyorum. Fakat bazı dönemler daha mesafeli yaklaştığım
zamanlar oluyor. Birazcık kendi yaşam alanıma çekilip kafamı toparlıyor ve planlar
yapıyorum. Çok güzel bir kitleye sahibim. Beni seven insanların yorumları, bana karşı
düşünceleri ve beni benimsemeleri çok hoşuma gidiyor. Tabii ki bana olan inançlarının
sonsuz olması da. Sabah takipçilerimin bana olan sevgisiyle uyanmak, tarif edilemez bir
duygu. Herkes ile iletişime geçemesem bile hepsini ayrı ayrı çok seviyorum. İyi ki varlar.
7- Olumsuz yorumlara veya eleştirilere cevap verir misin?
Olumsuz yorumları okuyorum. Fakat cevap vermiyorum. Bir kişinin benim hayatıma etki
etmesine kolay kolay izin vermem. Olumsuz yorumlar, modumu asla düşürmez. Eleştiriye
çok açık birisiyimdir, dinlemeyi severim. Eleştirileri dikkate alıp kendi içimde düşünürüm.
Eğer olumlu bir etkisi olacaksa uygularım. Ardından teşekkürümü de ederim. Fakat kötü ve
kindar eleştirilere çok kulak asmıyorum. Bir kişi karşısındakini tanımadan önyargılı
yaklaşmamalı. Bu sebeple yapılan tüm eleştirilerin saygı çerçevesinde olması gerektiğine
dikkat ederim.
8- Sporla aran nasıl?
Spor yapmayı çok severim. Babamın eski futbolcu olması küçüklüğümden beri beni sporla
çok yakınlaştırmıştır. Bebekliğim hep stadyumlarda ve taraftar gruplarının seslerini duyarak
geçti. Büyüdüğümde ben de futbol oynamaya başladım. Senelerce devam ettim. Ardından
hedeflerim doğrultusunda futbolu bıraktım. Fakat spor salonunda hala spor yapıyorum.
Sağlıklı ve dinç bir hayat için spor her zaman hayatımda önemli bir yerde. Hatta öyle ki
sporsuz bir yaşam düşünemiyorum.
9- Modayı takip eder misin, günlük hayatında nasıl giyinmekten hoşlanırsın?
Modayı takip ederim. Günlük hayatta birçok farklı tarzı denerim. O gün hangi tarz bana iyi
hissettirecekse onu giyip çıkarım. Kombin yapmak benim için yemek yemek gibi büyük bir
zevk. Giyim konusunda iyi olduğumu düşünüyorum. Çevremin çoğunluğu da giyim
konusunda benden fikir alır. Bu beni çok mutlu ediyor açıkçası. İnsan giyimine her zaman
önem vermeli. Kıyafet vücuda asılmamalı, çizgilerini takip etmelidir. Giyene eşlik etmeli
hatta gülümsediğinde seninle birlikte gülümsemelidir.
10- Hayatta olan veya hayatını kaybetmiş ünlü bir kişiyle (yazar, oyuncu, bilim insanı,
yönetmen, sporcu vs.) karşılıklı oturup bir konu üzerine konuşacaksın. Kimi ve hangi
konuyu seçersin?
Kesinlikle bu kişi Kıvanç Tatlıtuğ olurdu. Kendisi benim idolüm. Oyunculuk sektörü ve
oyunculuk hakkında uzun uzun konuşmak isterdim açıkçası. Kendini nasıl geliştirdiği,
karakterlere nasıl hazırlandığı ve hayata bakış açısını uzun uzun konuşmak isterdim. Şu
zamana kadar birçok karaktere hayat verdi. En çok hangi karakteri benimsediğini de çok
merak ediyorum. Çok disiplinli ve prensip sahibi bir insan olduğunu düşünüyorum.
11- Peki, yakın gelecekle ilgili neler var hedeflerinde?
Her zaman öğrenmeye ve gelişmeye odaklıyım. Yakın gelecekle ilgili hedeflerim bir
televizyon dizisinde başrol oyuncusu olmak ve akabinde yer alacağım bütün projeler ile kendi
versiyonumun en iyisi olmak. Yaşımın genç olması, benim için bir avantaj. Daha yolun
başında sayılırım. Kendime olan özgüvenim ve atacağım sağlam adımlarla birlikte
hedeflerimin gerçekleşeceğini düşünüyorum. Şans her insana uğrar fakat başarı aynı değildir.
İnsanın kendisini geliştirmesi ve hedefleri doğrultusunda çalışması esastır. Aksi halde
başarısız olmak imkansız. Yakın geleceğim, ileriki yıllarımın ön gösterimi olacak. Buna
inanıyorum.
Röportaj: Dilay Seçkin, Kokpit dergisi Nisan 2024