ÜÇ KIZ KARDEŞ’İN MİNE’Sİ
Image

ÜÇ KIZ KARDEŞ’İN MİNE’Sİ


Kanal D’de yayınlanan “Üç Kız Kardeş” dizisinde Mine karakterini canlandıran Nazlı Senem Ünal, kendisiyle ilgili merak edilenleri anlattı. Canlandırdığı Mine karakteriyle benzerliklerinden de bahseden oyuncu, “Genel olarak onunla çok başkayız ama aşkı ben de Mine gibi tutkulu yaşarım” dedi.

Üç Kız Kardeş dizisinde Mine karakterine hayat veriyorsunuz. Mine’yi sizden dinleyebilir miyiz?

Mine, eğitimli, zeki, tutkulu, güçlü ve aşık bir kadın. Hedefleri ve hayalleri var. Dişil enerjisi çok yüksek. Her daim bakımlı ve şık. Hırslı. Pes etmek, vazgeçmek nedir bilmiyor. Hele ki söz konusu aşık olduğu adamsa. Kendine değer veren bir kadın. O yüzden Somer ile olan ilişkisinde karşısına çıkan zorluklar onu çok zorlasa da kolay kolay pes etmeyecek, vazgeçmeyecektir.

Mine karakteri sanatla uğraşan deli dolu bir kız, peki Nazlı ile Mine arasındaki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?

Tabii benzer yönlerimiz de var ama genel olarak çok başkayız Mine’yle. Onu tanıdıkça tepkilerine, olaylara karşı gösterdiği tutuma hayran kalıyorum. Nazlı çok heyecanlı, içi dışı bir, kıpır kıpır bir insan çünkü. Mine ise duygularını daha içinde yaşayan bir kadın. Benzerliklerimiz de var tabii. Çok aşık mesela. Tutkulu. Aşkı ben de tutkulu yaşayanlardanım. Hedefleri, idealleri olan zeki bir kadın. Hedeflerine ulaşmak için yapamayacağı şey yok. Benim de öyledir ama uygulama şekillerimiz, yöntemlerimiz farklı. Ben pes edebilirim bi noktada. Mine’ nin güçlü duruşuna hayranım bu yüzden. Hazmetmeye çalıştığı şey kolay bir durum değil. Kim aşık olduğu adam için bunu yapabilir, bu kadarına katlanabilir emin değilim…

İclal Aydın’ın kalemiyle yazılmış daha sonra dizi haline gelmiş bir projede olmak size neler hissettiriyor?

Muhteşem ama bir o kadar da beraberinde fazlaca sorumluluk getiren bir iş. İclal abla o kadar güzel yazmış ki her karakteri, her şeyin onun hayalindeki gibi olması için inanılmaz bir çaba veriyoruz hepimiz. Onun mutluluğunu ve tatminini gördükçe de içimiz içimize sığmıyor. Hepimiz işi o kadar içten sahiplendik ki sanırım en büyük sebeplerinden biri de bu.

Dizi çekimleri için Ayvalık’ta bulunuyorsunuz. Bizce Ayvalık büyülü bir yer, siz Ayvalık hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok sevdim ben Ayvalık’ı. Alışma sürem de çok uzun sürmedi bu yüzden. İnsanları sıcacık, doğası muhteşem. Gözümü denizle açıyorum, denizle kapıyorum. Huzur verici bir yer. Zeytinin yetiştiği yerin büyülü olduğuna inanılırmış. Ben Bursalı’yım. Gemlik için de öyle derler mesela. Gerçekten bir büyüsü olduğuna ben de inanmaya başladım. Buraya gelen gitmek istemiyor. Öyle bir atmosferi var. Sevdiğin işi, keyifli bir ekiple, Ayvalık gibi bir yerde yapmak gibisi yok.

Dizideki partneriniz Berker Güven hakkında neler söylemek istersiniz?

Berker, inanılmaz tatlı, enerji dolu ve komik bir partner. Onunla çalışmak çok keyifli. Bitmek bilmeyen bir enerjisi var. Onunla olan tüm sahnelerim çok keyifli ve huzurlu oluyor. Çok da çalışkan bir oyuncu. İnanılmaz kafa yoruyor yaptığı işe. Kayıt dendiği an o kadar güzel Somer oluyor ki, o kadar iyi oyun alıyorum ki gözlerinden, bu benim performansıma da yansıyor haliyle. O yüzden şanslı hissediyorum kendimi. Baştan beri enerjimiz de çok tuttu ve beni en mutlu eden kısım, bunun için bir ek çaba sarf etmemiz gerekmedi.

Birçok başarılı projede rol aldınız. Proje seçimlerinde nelere dikkat ediyorsunuz? Bu konuda en iyi fikri genelde kim verir?

Yapım, yönetmen ve oyuncu kadrosu seçim yapmamdaki en önemli etken. Sonra da senaryo tabii ki. Genelde ben her konuda babama danışırım ve sektörü asla bilmese de yönlendirmelerine her zaman çok güvenirim.

Set dışında neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz? Dizide resim yaptığınızı görüyoruz. Hiç bilmediğimiz özel bir hobiniz var mı?

Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi çok seviyorum.  Bir de yazı yazmayı... Yazı derken senaryo gibi düşünmeyin. Aklınıza gelebilecek herhangi bir konu üzerine yazarak düşünmeyi çok seviyorum. Üzerinde kafa yorduğum bir iki senaryo fikrim de var tabii, orası ayrı:) Set dışında genelde Ayvalık’tayım. Ekipte o gün seti olmayanlarla günü beraber geçiriyoruz genelde. Geri kalan kısmında da kendimle baş başa nasıl verimli zaman geçireceğimin yollarını arıyorum. Yazıyorum, okuyorum, izliyorum.

Sizi hep şık ve formda görüyoruz. Modayla aranız nasıl? Formda kalmak için neler yapıyorsunuz?

Modayla aram pek yok açıkçası. İçinde kendimi rahat hissettiğim her şeye çok tamamım. Benim için rahatlık beraberinde özgüveni de getiriyor. O yüzden şık olmaktan ziyade konforlu hissetmem daha önemli. Spor yapıyorum ama tabii beslenmeme de dikkat ediyorum. Ayvalık’ın zeytinyağı meşhur biliyorsunuz. Yemekleri de oldukça lezzetli bu yüzden. Burada boğazına hakim olmak biraz zor..:) Arada ipin ucunu kaçırdığım oluyor ama bir gün çok yediysem ertesi gün daha dikkat ederek bir şekilde dengeyi buluyorum.

Saçlarınız çok konuşuluyor. Hayranlar ikiye bölünmüş durumda. Peki siz kıvırcık mı yoksa düz halini mi seviyorsunuz?

Tabii ki kıvırcık. İnsanın en güzel hali en doğal hali bence. Düz ile bambaşka biri oluyorum. Kıvırcık saç, karakterime daha uygun geliyor. Daha enerji dolu, daha sıcak.

Sosyal medya ile aranız nasıl? Yorumlara sıkça göz gezdiriyor musunuz? Stalk yapmayı sever misiniz?

Çok aktif kullandığım söylenemez. Yorumları çok merak etsem de bakmamaya özen gösteriyorum. Arada tabi dayanamayıp bakıyorum, sonra hemen kapıyorum. Yorumlardan olumlu ya da olumsuz etkilenmek istemiyorum. Stalk eskiden daha çok yapardım ama son iki senedir sadece kendi hayatımla ilgilenmemin daha doğru olduğu gerçeğini kabul ettim. Kim ne yaparsa yapsın. Herkes mutlu olsun. Ben kendi hayatımdayım.. :)

Röportaj: 15.03.2022 - Hürriyet Kelebek