TÜMAY ÖZOKUR KADIKÖY LIFE DERGİSİNDE
Image

TÜMAY ÖZOKUR KADIKÖY LIFE DERGİSİNDE


1990’lı yıllardan bu yana sanatçıların yol arkadaşlığını yapan “Tümay Özokur Menajerlik” kurucusu Tümay Özokur, Koşuyolu’ndaki ajanslarının yolculuğunu kendi hayatından kesitlerle paylaştı. Hem genç ve yetenekli isimlerin hem de duayen sanatçıların her daim yanında olan Özokur’un, “Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın” isimli bir de kitabı bulunuyor.

-Tümay Hanım öncelikle sizi tanıyalım? Kimya Mühendisliği okumanıza rağmen neden menajerliğe yöneldiniz?

25 yılı aşkındır televizyon sektörüne hizmet veren, kariyerini başlangıçta doğru yönetemeyip mühendislik eğitimi almış mutlu olduğu mesleği sonradan keşfeden, 20 sene boyunca Kita adında bir terrierle hayatı mutlu yaşayan, aile kavramına önem veren, özellikle babasına aşık, hayatın anlamının huzur olduğunu 40’ından sonra keşfetmiş, menajerlik mesleğini ve kariyer yöneticiliğini severek yapıp tecrübelerini “oyuncu olmak isteyen parmak kaldırsın” adlı kitapta toplayan, Tuna ve Tules adlı iki mükemmel ablanın kardeşi olma şansını yakalayan, anneliği geç yaşta keşfedip oğlu Dora ve kızı Karen’le anne olunca anladım sözünün sırrını çözüp annesine daha çok hak veren, doğal yaşamayı tercih edip 50 yaşına gelmiş olmasına rağmen saçlarını hala boyatmayan, sevdiği her şeye tutkuyla bağlı, Atatürk’ün ilkelerine uygun ve layık yaşamayı tercih eden, insan eşitliğini savunan bir Türk kadınıyım.

-Tümay Özokur Menajerlik’i ne zaman kurdunuz? O dönemde hangi eksiklikleri gördünüz ve sektördeki en belirgin farklılıkları nasıl anlatırsınız?

Gurbetçiler dizisinde uygulayıcı yapımcı olarak görev yaptığım sırada projemize oyuncu arıyor fakat bulamıyordum. Oyuncuların aynı çatı altında toplandığı bir kurum maalesef yoktu. O dönemde figürasyon ya da manken ajansları vardı. Yaşadığım çaresizliğe çözüm olarak ve de çok oyuncu tanıyor olmamdan dolayı 2000 yılı itibariyle ajansı kurmama sebep oldu. Bu konuda bana destek veren Murat Kürüz’ü rahmetle anmak isterim. Dünden bugüne yaşanan değişimler azımsanmayacak kadar fazla. Ben bu işe başladığım zaman, internet sunumu, sosyal medya ve benzeri hiçbir teknolojik imkan söz konusu değildi. Gazete ve dergilerden oyuncu fotoğraflarını keser kendi albümümü oluşturur, VHS bantlarla saatlerce sunum yapardım. Yüz yüze görüşmediğim, hiç tanışmadığım reji ve yapım gruplarıyla inanılmaz dostluklar kurardık ve maddi manevi işleri aksatmadan mükemmel kastlara imza atardık. Şimdilerde teknoloji ile birlikte iletişim, dostluk ve samimiyet maalesef ilerleyeceğine her anlamda geriledi. Az insanla çok iş başarırken şimdi çok insanla sadece çok sorun yaşanır duruma geldik. Kısacası yeninin getirdiği avantajlara rağmen eski günleri aramamak mümkün değil.

-Usta ve duayen sanatçılarla çalışıyorsunuz ve şimdiye kadar birçok başarılı ve ünlü ismi sektöre kazandırdınız. Sanatçılara ajans olarak ne gibi hizmetler sunuyorsunuz?

Kariyer yolculuklarında iki amacımız var. Tanıtmak ve hatırlatmak. Temsil ettiğimiz sanatçıların proje seçimi, basın ilişkileri, sosyal medya çalışmaları, kariyer yönetimleri, reklam işbirlikleri, sosyal sorumluluk projeleri ve benzeri her türlü gerek iş gerek özel hayatlarını ilgilendiren kararlarında onların da fikirlerini alarak doğru projelerde yer almalarını sağlamak bizim ekip olarak sorumluluğumuzdur. Bir menajer, sanatçının aynı zamanda hayat arkadaşıdır. Amaç; sadece maddi çıkarlar üzerine kurulmadan karşılıklı manevi tatmin noktasında da her iki tarafı memnun edebilmelidir. Aksi taktirde bu beraberliğin sürdürülebilmesi mümkün değildir. Her zaman söylediğim ve arkasında duracağım en önemli duygu; vefadır. Sektörün huzurlu, mutlu, birlik, beraberlik ve adaletli çalışabilmesi için bu duyguya ihtiyacımız var. Duayenlerimiz vefa, samimiyet, çalışkanlık, dostluk ve daha birçok özel duygunun kitabını yazacak tecrübeye sahiptir. Bu yüzden ben eğitimlerimizde öğrencilerimize her zaman diyorum ki; sette bir usta ile karşılaştığınızda onlar ansiklopedi gibidir, ne öğrenseniz kâr, onlarla bol bol sohbet edin. Hayatıma dokunan bütün ustaların önünde saygıyla eğiliyorum. Bana güvendikleri için hepsine teşekkür ediyorum.

-Duayen isimlerin yanı sıra çok genç yeteneklerle de çalışıyorsunuz ve yükselişlerine de şahit oluyorsunuz... Bu bağlamda yeni dönem oyuncuları nasıl değerlendirirsiniz?

Ben gençlerle gençleşen, onlara bildiğim ne varsa anlatmaktan keyif alan, hayatı paylaşırken onlarla üzülüp onlarla sevinen, gözlerindeki umutla beslenen bir menajerim. Sektörün de bildiği gibi onlarca genç oyuncunun şöhret yolculuğunda kılavuz olarak hayatlarında yer aldım. Bu sebeple gençlerin tercih ettiği bir menajerim. Bu tercih sebebi ve birikimlerimi daha çok insana ulaştırma isteği beni Tümay Özokur Akademi’yi açmama sebep oldu. Keşfetmeyi seven bir insan olarak umutlarını sırtlarına yüklenmiş olan cıvıl cıvıl hayallerinin peşinde koşan o gençlerin hayallerini yere sağlam basmasını sağlamak için elimden gelen ne varsa yapıyorum. Onlara hayal ile gerçek arasındaki farkı anlatmaya çalışıyorum. “Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın” kitabı öncelikle insan psikolojisine ardından oyuncunun temas ettiği tüm kurumlarla ilişkilerine dokunan bir kitap, bu yüzden oyunculuğa gönül vermiş tüm gençlerin okumasını önemle tavsiye ediyorum. Oyuncu olmak isteyen ya da kariyerinin başında olan tüm gençlerin en büyük sorunu sabırsız olmaları. Oysa ki emeksiz yemek asalaklara mahsustur. Kolay yoldan iğnenin ucundaki balon şöhret olmak değil, kalıcı ve gerçek oyuncu olmak ve bu mesleği ömürlük yapabilmek esastır. Bunu için de sabırlı olmaya ihtiyaç vardır. Bir diğeri istikrar. Maalesef her şeyi kolay tüketen gençler, bu konuda da istikrarsız davranarak kariyerlerinde ya karar verememek ya da yanlış karar vererek sonunda mutsuz bireyler olarak sonlarını depresyona hazırlamaktadırlar. Önce kendilerini doğru tanımaları, ne istediklerini net karar vermeli ve eylem planlarını belirleyip yola hazırlıklı çıkmalıdırlar. Peter F. Drucker ne demiş; “Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur”

-Tümay Özokur Akademi’de yeni oyuncu adayları da yetiştiriyorsunuz aynı zamanda menajerlik eğitimleri vermeye başladınız. Kısaca içerikten bahsedebilir misiniz ve ilerleyen tarihlerde başka ne gibi yenilikler içinde olmayı planlıyorsunuz?

Dört kur oyunculuk eğitimi, konservatuvara hazırlık eğitimi, hayata dair seminerler, menajerlik ve basın danışmanlığı eğitimi ve çocuk atölyesi tüm hızıyla devam ediyor. Pandemi döneminde internet üzerinden eğitimlere başladık. Böylelikle şehir dışında olup gelemeyen öğrencilerimiz artık internet aracılığıyla eğitim alabiliyorlar. Bu durum bizim için yeni bir başlangıç oldu. Mezun olan öğrencilerimizin “Hocam biz hangi ajansa gideceğiz” sorusunun cevabını verememekten ötürü ve aşırı talepleri sonucunda, onları temsil etmek üzere yeni bir sistem geliştirdik. Dört kuru bitirip mezun olan öğrencilerimiz www.akademiliyizbiz.com sitesi üzerinde artık yapımcı ve yönetmenlere prezante edilerek kurumumuzun bir alt birimi olarak faaliyetlerine başladı. Dolayısıyla bu vesileyle gençlere yeni bir şans kapısı açmış olduk. Tümay Özokur Tiyatro ile ilgili planlarımız da gündemde. Kısacası bu kadar genç insan hayatımızda varken Tümay Özokur Akademi’de üretim ve faaliyet bitmez. Yepyeni projelerle ve keşiflerle Koşuyolu’ndaki yeni binamızla yola devam edeceğiz.

-‘Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın’ kitabınız da okuyucu tarafından oldukça beğenildi. Devamı gelecek mi?

Okuyucuların beğenisi ve desteğiyle dördüncü baskıya ulaşan kitabın tüm okurlarına bin teşekkür. Onlardan gelen geri bildirimlere @morunenerjisindebulusalim Instagram hesabında keyifle paylaşıyorum. Lütfen benimle bu hesaptan yorum ve fotoğraflarını paylaşmaya devam etsinler. Benim için çok kıymetli. Yeni kitabı 2021’de bitirmeyi hedefliyorum. O yüreklere biraz daha dokunacak bir kitap. Umarım en az birinci kitap kadar sevilir ve beğenilir. Sırada babam için yazacağım hikayeler de var. Destek Yayınları’na verdikleri destek için ve Yelda Cumalıoğlu’na teşekkürü bir kez daha borç bilirim.

-Eklemek istediniz başka bir şey var mı?

Hayatımın en unutulmaz anıları Fenerbahçe’dedir. Güneşi çok kez orada kucaklamışımdır. Kadıköy benim için özel bir semt. Sevdiğim toprakların dergi sayfalarında bir anı bırakabilmek benim için özel oldu. Tüm ekip arkadaşlarınızı sevgiyle kucaklıyorum, morun enerjisinde buluşalım!