OYUNCULUK MESLEĞİ RUHUMA İYİ GELİYOR
Image

OYUNCULUK MESLEĞİ RUHUMA İYİ GELİYOR


Savaşçı hayranı biri olarak siz Savaşçı’yı nasıl anlatırsınız?

Savaşçı dizisi benim için her şeyden önce okul gibi bir yer oldu. 3 sezondur bu projedeyim. Bu süreçte birbirinden değerli, çok kıymetli üstatlarda aynı sahneyi paylaşmak benim için çok güzel bir fırsat ve onur verici bir tecrübe oldu. Herkesin beğenerek izlediği bir dizide rol almak beni de daha büyük kitlelerle tanıştırdı. Gerçekçi hikayeleri ve anlatım dili açısından Türk askerinin cesaretini, korkusuzluğunu ve vatanı için nasıl mücadele ettiğini başarıyla konu alan bir projede olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

Astsubay Başak’ı biz çok sevdik. Siz canlandırırken neler hissediyorsunuz?

Astsubay Başak, benim onurlanarak, gururlanarak hayat verdiğim bir karakter. Ben de çok sevdim Başak Gümüş’ü. Onun düşünceleri, duyguları, mantığı beni kendisine hayran bıraktı. Türk kadın askeri nasıl olmalı Başak Gümüş’ten öğrendim.

Bir kadın olarak rol gereği bile olsa asker olmak nasıl bir duygu? Savaşçı dizisinden önce Kurtlar Vadisi’nde rol almışsınız. Erkek egemen işlerin olduğu projelerde yer almak oyunculuğunuza ve bakış açınıza neler kattı?

Erkeklerin yoğunlukta olduğu bir projede bulunmam ekstrem bir durum değil. Güzel tecrübelerdi benim için. Özellikle Savaşçı dizisinde Türk askerine olan hayranlığım bir kez daha arttı.

Oyunculuk dışında nelerle ilgileniyorsunuz?

Oyunculuk haricinde vaktim varsa birçok şeyle ilgilenmeye çalışıyorum. Şan-piyano, binicilik dersleri, Uzak Doğu sporları eğitimi alıyorum. Kısacası oyunculuğuma yansıtabileceğim ve ilgimi çeken şeylerle ilgilenmeye çalışıyorum. Oyunculuk dışında artılarım olsun istiyorum. Hedefim sadece iyi oyuncu olmak değil, donanımlı ve iyi bir oyuncu olmak isterim.

Sosyal medyada fanlarınız sizden daha çok fotoğraf paylaşmanızı istiyor. Fanlarınızla nasıl bir iletişim halindesiniz. Sosyal medyaya bakışınız nasıl?

Evet, beni seven desteleyen biriciklerim var. İyi ki de varlar. Bana doğru yolda gittiğimi her seferinde hatırlatılıyorlar. Ben çok aktif bir sosyal medya kullanıcısı değilim. Hayatımın her alanını paylaşmayı da tercih etmiyorum. Paylaşımlarımda özellikle takipçilerime dokunacak onların hayatında farkındalık yaratacak içerikler olmasına dikkat ediyorum.

Oyunculuğa nasıl gönül verdiniz? Etkilendiğiniz isimler ya da yapımlar oldu mu?

Oyunculuk benim çocukluk hayalim değil. Oyunculukla paralel olmayan başka meslekler düşünürdüm hep. Aslında her şey kendiliğinden ilerledi ve kendimi Müjdat Gezen Tiyatrosu’nda buldum. Ruhuma iyi geldiğini keşfettiğim, kendi karakterim dışında birbirinden farklı canlandırdığım karakterlere yoğunlaşıp eşsiz deneyimler yaşadığım bu meslek büyüledi beni. Aynı anda iki insana tekabül edebilmek... Oyunculuğa başladığım andan itibaren iyiliklerim çoğaldı ve devam da ediyor. Bugüne kadar yer aldığım bütün projeler birçok tecrübe ve kıymetli bilgi kattı bana. Hepsinin yeri çok ayrı bende. Çalıştığım her proje, beni daha iyi bir ben yaparken her seferinde daha emin adımlarla yürümemi sağladı.

Tümay Özokur’la çalışıyorsunuz. Sektörün en önemli isimlerinden biri. Kendisinden tecrübelerinden bugüne kadar neler öğrendiniz?

Tümay Özokur diyince akan sular durur ben de, yeri çok ayrıdır. Bünyesindeki oyunculara kariyer yolculuklarında hedefler belirleyen ve o doğrultuda danışmanlık veren harika bir menajerlik şirketi. Bu yolda beraber yürümek benim için de özel. Tümay Hanım, sadece menajer değil, oyuncunun her şeyi. İyi ki yollarımız kesişmiş onunla. Her şeyin en iyisi nasıl olunur örneğidir kendisi..

Çok güzelsiniz… Formunuzu ve güzelliğinizi korumak için neler yapıyorsunuz?

Teşekkür ediyorum. Dürüst olmam gerekirse canımın istediği her yemeği yiyorum. Formda oluşumu çok su tüketmeye bağlıyorum. Bununla birlikte birçok spor dalıyla da ilgileniyorum.

Pandemi sizin hayatınızı ve bakış açınızı nasıl etkiledi?

Yaşadığımız küresel salgının hepimizin hayatını başka bir boyuta taşıdığını düşünüyorum. Benim için günlük rutinlerim yani olmazsa olmazlarım artık olamamaya başladı ve bu duruma alışmak adapte olmak ilk başlarda güçtü benim için. Doğrularımı, yanlışlarımı, bakış açımı tekrar gözden geçirmeme sebep oldu. Bardağın dolu tarafına odaklanmaya yöneldim. Kendimle vakit geçirdim. Mutfakla aramı düzelttim, çok okudum, çok izledim, dinlendim, kendimi dinledim… Sonra baktım ki ne kadar gereksiz ve anlamsız şeylere vakit ayırıyormuşum geçmiş zamanda. Böyle de olabiliyormuş, hatta daha iyisi bile olabiliyormuş. Sade ve öz. Daha az vakit harcayarak daha verimli olabileceğim alanlara yöneldim. Bir an önce bu zor zamanların geçmesini umut ediyorum.

Yolunuzun uzun ve çok daha başarılı olacağınızı düşünüyorum. Hayalleriniz ve hedefleriniz neler?

Daha iyi bir ben olmak, daha çok hayvan sevmek, daha çok gülebilmek, daha çok sevebilmek ve tabi işimin en iyisini yapanlarla aynı seviyede olmak..

 

Kaynak: magazinbox.com / Nil ÖZER

Fotoğraf: Ece OĞULTÜRK