OYUNCULUĞUN UCU BUCAĞI YOK
Image

OYUNCULUĞUN UCU BUCAĞI YOK


Yağmur Ün, 25 yıllık oyunculuk kariyeri ile geçmişten günümüze hepimizin tanıdığı bildiği bir

sanatçı. Yağmur’un güleryüzlülüğü, hayata bakış açısı ve farklı pencerelerden görme yetisi bu

yaşında ona çok şey katmış. Kendi yolculuğuna kızı Diana’nın dahil olmasıyla beraber de son bir

seneyi parti tadında geçen Yağmur’un Aralık ayı birçok ilkine çıkıyor. Kızının doğum günü

partisi de onlardan bir tanesi.

1

Çocuk yaştan beri setlerde olmak sizin için nasıl bir deneyim oldu?

İşimle doğmuşum gibi. Ucu bucağı olmayan bir meslek bizimki. Kaç yıldır yaparsan yap, ne

kadar tecrübe sahibi olursan ol, her projende hep en başa dönüyorsun. O yüzden 25 yıldır

hissettiğim şey hep iyi ki... Sevgili menajerim Tümay Özokur’a ise buradan teşekkür ediyorum

çocukluğumdan beri bu yolu onunla yürüdüm.

2

Geçmiş projelerinize bakınca hep farklı karakterlere hayat vermişsiniz. Bu özellikle

seçtiğiniz bir şey miydi?

Gerçekten bir şans. Bir oyuncunun tekrara düşmesi büyük külfet. Yer aldığım her proje, hayat

verdiğim her karakter uzun soluklu oldu, çok benimsendi . O yüzden bu zamana kadar aşırı

şanslıydım. Bundan sonrası ise sınırlarımı zorlamakla ve kendimle challange halinde geçecek.

3

Size gelen projelerde en dikkat ettiğiniz etken ve sizi o projeye çeken ne oluyor?

Önce kalem. Ben okurken izleyici oluyorum. O an kendimi o dünyanın içinde hissediyorsam

tadından yenmiyor. Hadi yapalım derken buluyorum kendimi. Yapım şirketi, rolün derinliği,

oyuncu kadrosu gibi önemli etkenlerin dışında benim kafamda biraz da bu projeye ne katacağım,

yönetmenin kafasındaki karakter ile tam olarak nerede buluşacağım gibi sorular da oluyor…

4

Genellikle sizi dizilerde ve sinema projelerinde gördük. Tiyatrolarda da görebilecek

miyiz?

2019 sonu yoğun bir şekilde hazırlığını yaptığımız, 2020 Şubat-Mart arası sahneye koyduğumuz

kalemine hayran olduğum Ferhat Ergün’ün yazıp yönettiği “Parantez İçindeki Kadın” oyunu ile

sahneye çıkmıştım. 8 oyun oynamamıza rağmen ödülle de taçlandırılmıştık ki maalesef pandemi

dolayısıyla doyamadan oyuna son verdik. En kısa zamanda yeniden sahneye çıkmayı

arzuluyorum.

5

Tiyatrolar, gözlemlediğim kadarıyla artık sosyal mesafenin kalktığı bir sosyalleşme

alanı. Bunun sebebi sizce nedir?

Sanatın olduğu her yerde öyle değil mi ? Özellikle tiyatrodan bahsedecek olursak

seyirci ve oyuncu anlık etkileşim halinde.

6

Dijital dünya da bir dizi film sektörü oluştu. Siz gelenekselden gelen bir oyuncu

olarak dijitali nasıl buluyorsunuz?

Dediğim gibi ben işimle büyüdüm. Ben de değiştim. “Geleneksel” dediğiniz jenerasyonu belki

de sonlarına doğru yaşadım. Tabii ki özlediğim, o zamanlar şöyleydi dediğim binlerce durum var

fakat şu andan da şikayetçi olduğumu söyleyemeyeceğim. Yaşamanın kuralı bu, değişmek ve

gelişmek zorundayız. Dünya değişti, izleyicilerin beklentileri değişti/gelişti ve bu döngü hız

kesmeden devam edecek. Birkaç yıl içinde inanılmaz şeylerden bahsedeceğiz.

7

Siz sektörün içinden biri olarak geleneksel ve dijitalin pozitif ve negatif yönlerini

nasıl değerlendirirsiniz?

Böyle bir ayrım yapmıyorum şu an. Sadece düşündüğümde eskiden yoktan var etmek için

inanılmaz bir emek ortaya koyuluyordu. Projeler daha kendine özgü geliyordu bana. Zamanla

tekrara düşülmeye başlanmıştı ki, dijital bir soluk getirdi ve herkes yeniden heveslendi. Oyuncu,

tiyatroda olduğu gibi artık her alanda izleyicisiyle bir etkileşim halinde. Çok daha kolay

ulaşılabilir olmak işin büyüsünü bozdu mu derseniz, artıları eksileri tartışılır! Arz talep

meselesi…

8

Genç yaşta anne olmak nasıl bir duygu?

Kimilerine göre onu kucağıma aldığım 27 yaş erken ya da geç olabilir. Demek ki bizim için tam

zamanıydı. Yaştan ziyade anne olmak harika bir duygu. Bunu anlatmaya hiçbir kelime yetmez.

Yaşattığı güzellikler, farkındalıklar, yüzleşmeler, telaşlar, endişeler ve huzur… Beni fazlasıyla

değiştirdiği kesin. Bence insan 30’a yaklaştıkça anlıyor kendini. İnsana, ilişkilere ve hayata dair

bambaşka bir farkındalığım oluştu onun sayesinde. Birlikte büyüyoruz kızımla. Onunla daha da

güçlü hissediyorum.

9

Kızınızla nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Diana artık 1 yaşında. Her günümüz bize yepyeni şeyler getiriyor . Paylaşımlarımız giderek

arttı. 7/24 beraber olduğum için ve bu 1 yıl içinde 1 dakika kızımdan ayrı kalmak zorunda

olmadığım için çok şanslıyım. Çok özlesem de işim buna fırsat verdi. Onun değişimine,

gelişimine şahit olmak harika. Çoğunlukla karnaval havası mevcut evde. Diana’nın olduğu yerde

aksi mümkün değil zaten.

10 Kendinize bu yoğun tempoda nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Hayatımın merkezinde kızım olsa da kendimi ve mesleğimi de ihmal etmemeye çalışıyorum.

Hayat biçimi olarak kabul ettiğim mesleğim, beraberinde getirdiği tempoyu da bana seve seve

kabul ettirdiği için ona göre plan yaparak zamanımı programlıyorum. Ve yanımda olan herkese

aşırı teşekkür ediyorum buradan.

KUN December 2023 | Interview: Timur Can Ersoy | Photos: Tamer Yılmaz