KORONA GÜNLERİ TAVSİYELERİ
Image

KORONA GÜNLERİ TAVSİYELERİ


Gizem Güneş Episode dergisi yeni sayısında okuyucular için korona günlerinde evde vaktini nasıl geçirdiğini, bu dönemden nasıl etkilendiğini ve kendinde neler keşfettiğini kaleme aldı.

  Bu zor karantina günlerinde ben de herkes gibi ne yapacağımı başlarda hiç bilememiştim. “Ne olacak? Ne yapacağım?” gibi sorularla ilk günlerde baya bir vakit harcadım. Çünkü ben,  tüm gün evde kalmayı seven bir insan değilim. Ailemle yaşadığım ev, şehir merkezine fazlasıyla uzak olduğundan dolayı özellikle de üniversiteye başladığımdan beri, evde çok vakit geçirebilen biri olamamıştım. Gezmeyi, yeni yerler görmeyi, günümü sokakta yaşamayı çok seviyorum.  Karantinanın ilk günleri biraz bunalıma girdim denebilir. Bir yandan sürekli evdeyim, bir yandan işime ara vermek zorunda kaldım. Sekiz aydır İstanbul’dan ayrı, Ordu şehrinde bir dizide rol alıyordum. Neredeyse her gün setim oluyordu ve bu yüzden çalışmaya çok alışmıştım. Fakat evde biraz vakit geçirdikten sonra bazı şeylerin farkına varmaya başladım. Bu sürecin benimle bir ilgisi yoktu, benim elimde değildi ve sadece beni değil tüm dünyayı etkileyen bir meseleydi. Bunun farkına varmaya başladığım andan beri içinde bulunduğum durumun iyi yönlerine bakmaya başladım, bardağın dolu tarafına…  

  Dedim ya, sekiz aydır evde değildim. Bu süreç aileme olan özlemimi gidermem için bir fırsattı. Onlarla evde vakit geçirip eğlenmek beni mutlu etmeliydi ve öyle de oldu. Ailemle beraber yeni dizilere başladık, her gün yeni bir film izliyoruz. Beraber kahvaltı yapıp, akşam yemeklerini hep beraber yiyoruz. Bazen müzik açıp danslar ediyoruz. Ve bunların hepsi benim için çok değerli, mutluluk verici. Aynı zamanda bu karantina meselesi, evde vakit bulamayıp yapamadıklarımı hayata geçirmek için de bir fırsat oldu. Mesela, sette çalışırken bitirmek isteyip de bitiremediğim kitapları, dizileri bitirmeye başladım. Bedenime daha iyi bakmaya başladım. Bu dönemde de biraz aynaya daha çok bakmaya başlıyoruz sanırım. Tabii ki bunları bir takıntı haline getirmeden; cildimi ve vücudumu daha sağlıklı bir forma getirebilmek için çalışmaya başladım. En basitinden, dizi sürecinde istemeyerek aldığım kiloları vermek için (İstanbul’a dönmeden önce biraz vermiştim ama eski formuma dönmem gerekiyordu) daha çok çalışmam lazımdı. Bunun için de işin başında spor geliyordu. Bu yüzden her gün evde pilates yapmaya başladım, bazen de bahçede küçük yürüyüşler yapıyorum ve değişimi fark ediyorum. Kendimi çok daha sağlıklı ve güzel hissediyorum.

  Tüm bunların yanında, her günümü dolu dolu mu geçiyorum, diye sorarsanız. Hayır. Bazı günler hiçbir şey yapmak istemiyorum. Her gün bir şeyler üretmek zorunda değiliz, beynimizin ve vücudumuzun arada tamamen kapanmaya ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Korona günleriyle ilgili verebileceğim en iyi tavsiye bu olabilir. Evet, hareket edin, yeni kitaplar, filmler, diziler keşfedin, yeni yemek tarifleri öğrenin, hobilerinizi geliştirin ya da mümkünse ailenizle ve sevdiklerinizle vakit geçirin. Ama canınız o gün hiçbir şey yapmak istemiyorsa, gerçekten o gün hiçbir şey yapmayın. Ve kendinizi bunun için suçlu hissetmeyin. Emin olun çok daha rahat edeceksiniz. Ne istiyorsanız, nasıl istiyorsanız öyle!